blogcu için arşiv
Aha Da Size “susurluk kaşık havası; Haydi kıpırda bakayım
Posted in video etiketler ile blogcu, susurluk kaşık havası on Ekim 30, 2009 by sokaklardaDeli blogcu sayıklamaları,
Posted in sokak muhabbetleri etiketler ile blogcu on Ekim 26, 2009 by sokaklardaDeli blogcu sayıklamaları,
Olmadı geri al,
Bekle tekrar oynat
Bekle biraz olacak
Benim dışarıda işim var, gelince bakarım
Millet bozuldu
Bi şey olmaz
Unuturlarr, unuturlarr
Yaranamadımm, yaranamadımm
Bi gün de evde dur
İşim gücüm var benim
Sert yapma, herkese çatma
Bi şey olamaz, bunlar şekerli
Acısına rastlarsan karışmam
Baba var
İyisin valla
İyiyiiz
“Bu da ne be Deli?
—Neyse ne yolla gitsin, sen blogun dibini eskilerle doldurdun, bizde üstünü dolduralım, ne yani blogculuk olayını daha da ciddiye mi alıyorsun?
—Ne ciddiye alması Ulan Deli, bu işin çivisini ilk çıkaranlardan biri benim, yoksa millet hala çok önemliymiş gibi okul ödevi yazar gibi blog yazıyordu, aman okunayım, aman yorum alayım, aman PR ım düştü, amanın şu amanın bu, şimdi ne oldu blogcular ,Facebook çıkınca alayınız arazi oldunuz ,şimdide tiwiter ,kuş cik ciklemesi çıktı ooh işler acayip güzel
—Tamam, ulan uzatma, sırf senin yüzünden blogculktan bezdi be, yeter ulan ne diyeceksen de
—Tamam, kapa.”
Kalp en güçlü kastır
Posted in Uncategorized etiketler ile blogcu, kalp, yoros kalesi on Ağustos 10, 2009 by sokaklardaKalp en güçlü kastır
—Bu budur ; başka lafa gerek yok ,nasıl derler anlayan anlasın gerisine ko gitsin
—Bu kası güçlü olmayanlar zamanla çalışarak güçlendirebilirler mi?
—Onu bilmem ama tüm bu olanlara kalbim dayanabilir mi onu bilemem
—Dayanır be Deli dayanır bu kalp nelere dayanmadı buna da dayanır
—Dayanacağını bilirim de katlanmak git gide zorlanıyor her şeyi deliliğe vuruyoruz nereye kadar bu kandırmaca sürer onu sorarsan onu da bilemem
—Şarabı kap gel de gidelim Yoros Kalesine bakalım tepeden Karadeniz’le Boğaz’ın nasıl birleştiğine..
Sokaklar boş kalmaz
Posted in günlük etiketler ile blogcu, sokak on Temmuz 20, 2009 by sokaklardaSokaklar boş kalmaz
Sokaklar boş kalmaz
— ne o yine sokak yazısına başladın
—sokaklar boş kalmaz diyorum , sen yoksan çapulcular var ve “terör” ile “mücadele” edersin
Tinerciler hesaba girmeyen çapulcular gelir fidan gibi genci katleder ,
—ne diyelim ;bizimkisi haybeden nağmeler ,Haberler yazmış yazılacak olanı …
–Evet biz sadece blogcuyuz…
Bizim usta herşeye gülüyor…
—Bizim usta herşeye gülüyor…
– Neden öyle oldu ?
– ismini söyledi ama aklımda kalmadı zanaks mı neydi öyle bir şey ,onu alıyor ve aynen yere ,taşa,başa her yere yatıp uyuyor ve donunu indirseler bile gülüyor
–Nereden aklına geldi şimdi ,aşağıdaki haberler ,ilaç almadan bile aynı etkiyi yapıyorda ondan
– Sende mi ?
– genelde
—Sende ?
—yazılmayacak etkiler …
– Blogcu mu?dedin !
– Blogcu…

Nedir bu ?; Gıcık konuşmalar..
Posted in sokak muhabbeti etiketler ile blogcu, gıcık on Temmuz 17, 2009 by sokaklarda—Nedir bu ?; Gıcık konuşmalar..
—Geçenlerde Kamil Usta bir Tv şirketinde boya-badana işleri almış bende takıldım ,boya yapmak bazen iyi geliyor ,ama ,ne o konuşmalar ,olmayacak yalakalıklar,”götünü yiyim abi” muhabbeti bunların yanında” delikanlı muhabbet ” kalır ,şimdi arka arkaya yoluyorum;
“Sen iyimisin ?…”
“Bu senin normal(,güzel,bakımlı,iyi..) halin mi ?”
“Diyet yapıyoruzz”
“Böyle bir şey var mı abii ?”
“Bundan sonra çok Çalışıyoruz (büyük lafı dinliyoruz..,spor Yapıyoruz …)…”
“Yok canıım o kadar da değill…”
“Abartmaa…”,”Abartıyorsunn”
—Aman abi ,blogla ve kapat
—tamam be kardeş ,unutmadan yazayım dedim
—sen de tıkanma var galiba
—tıkanma değilde, tatsızlık ve bıkma var ,esasında kendi kendine konuşana “Deli” denir hesabına gittik ama bu kadar da değil ,hiç mi geri dönüş olmaz ,bu kadar da mı okunur da yazılmaz ,yuh be kardeşim ,gıcık konuşmalardan yeni bir örnek daha yazıyorum “yok böylle bir şey ağbi “
—blogcu ,
—Ha?
—tag olsun diye söyledim
– Haaa.!
Garsonun Patronuna olan anlık nefreti
Posted in günlük etiketler ile blogcu, garson on Haziran 22, 2009 by sokaklardaGarsonun Patronuna olan anlık nefreti
-Kardeş dedim iki lahmacun atsana , tamam abi dedi şef garson kılıklı kardeş , oturdum bekliyorum , sol karşı tarafımda , şef garson ,sağ karşı tarafımda kasa bankosunda ayakta duran patron ,cebinden sigarasını çıkarıyor acayip bir iştahla yakıp içine çekiyor , elinde küçük hesap kağıtları belli ki veresiye yazılmış ,on on beş tane var ve patron o küçük kağıtları küçük bir zımba ile zımbalamaya çalışıyor iki üç kağıt zımbalayacak zımba ile mücadele ediyor ,bu arada garsona bakıyorum o da aynen sigarasını yakmış sanki içmiyor da yiyor sigarayı ,yüzünde tam bir yaratık nefreti ile patronuna bakıyor ,sigarasını arada eline alıyor bir vida çevirir gibi sağa sola çeviriyor ,vay be diyorum işte nefret bu ,fırından ses geliyor “lahmacunlar tamam abi “ işte o an o yaratık nefreti nasıl oluyor da saf bir çocuk masumluğu ile “buyur abi” , diyor ,ve patrona “usta abiden iki lahmacun al “ diye devam ediyor , o sıra evlere servis yapan motorcu geliyor aralarında , tam bir deve güreşi muhabbeti başlıyor , ben o an ,”anlık be anlık diyorum bizde her şey anlık “ ve işte aynen o garsonun anlık nefreti ,anlık ,masumluğu, anlık, şakalaşmaları , hesapsız ,hesaba girmeyen , hiç bir felsefi,sosyolojik ,psikolojik açıklamalara sığmayan durum ,
-Ne diyebilirim ki , o garson aynen biz ,hepimiz. hayat denizlerde başlamış diyorlar demek ki doğru ,
-Balık durumu ,diyorsun
-Balık ,alık , ne dersen de ,
-Yine didaktik olduk , Google’de dibi bulduk ,
-Fark etmez.
-Biz dikensiz olamayız
Posted in Uncategorized etiketler ile blog, blogcu, nefret on Haziran 12, 2009 by sokaklarda-Biz dikensiz olamayız
12/6/2009 -Kategori: sokak muhabbetleri
-Ne o yine yoksun ?
-Sıcaklar başladı , gölge arar olduk , birden şaşkın ördek saklanması yapıyoruz ,aptal işler içinde olmak da esas şaşkın ördekleşme nedeni
-Yani, sıcaklar bahane,
-Aslında sıcaklar değil sinir olmak beynimi haşlak yumurta kıvamına getiriyor
-Sana iyidir bunlar ,bu küçük sinirlenmeler ,bünyeye zerk edilen mikroplar gibidir ,bünyeyi güçlendirir
-Biz dikensiz olamayız
-Bizi bu sinirlilik hali ve aslında genel de nefret ayakta tutuyor. Nefreti olmayan insan işte o zaman ot olmuştur ve ne kadar sularsan sula fark etmez
-Nefretini azaltma diyorsun
-Aynen öyle ; nefreti azalt, aynen muhallebi kıvamında olursun ,bebelerin bile ağzı sulanır ,her hıyarın hedefi olursun ,
-O zaman düşmanın bol olsun diyelim
-Olsun be Hocam ,ben de senin düşmanını …
- Ben de …
Kutup başlarına bak abi
Posted in sokak felsefesi etiketler ile blogcu, deli yazar on Ağustos 26, 2008 by sokaklardaKutup başlarına bak abi
—-ne yaparsan yap çalışmaz abi ,boşuna uğraşma car car carr bile etmez ,kutup başları gevşemiştir ,oksitlenmiştir ,aynen ya çekici alacaksın kafalara tak atak vuracaksın ,yada iyice ,güzelce zımparalayacaksın , ha yalnız bir kutup başı değil ikisine de aynı muameleyi yapacaksın ve sonra iyice sıkıp marşa basacaksın ,kafalar temiz olmalı ,sıkı olamalı ,gevşek falan olmamalı yoksa aynen yolda kalırsın
— ne diyorsun sen hemşerim ?
– devam et sen ,devam et ,devam ,devam
– aynen çekiç abi aynen çekiç
– ne diyorsun lan harbi deli şenol
– sana ne lan sana ne yürü ,yürü , deli yazarım falan diyormuş , ulan sana mı kaldı yazmak ,yürü ,yoksa aynen hem çekiç hem çivi ,anladın sen anladın
— şenol sen de anlarsın ,anlarsın ;deli deliyi görünce akıllanır ,
deli yazar Özkan ve deli Şenol …
“Blog yazma olayının cazibesini yitirmesi ; pause…
Posted in Duyuru etiketler ile özkan, blogcu on Temmuz 17, 2008 by sokaklarda—-Blog yazma olayının cazibesini yitirmesi ; şimdi bu durum belki benim özel duygum ama yalnızca da bu değil , olay internette olma , dolaşmanın hiç de çekici olmadığı ile ilgili , internete niye gireceksin , fazla çekici değil , belki de bu bloga yazma bile tamamen kalkar, bilemem ama işler eski usullere dönse daha verimli olacak gibi geliyor bana , kitap okumadan uzaklaşma, bol ve dağınık bilgi kaosu içinde kalma artık sıkıyor , bu belki de ayağıma kurşun sıkma gibi, olacak ama , kağıt , kalem , kitap üçlüsü artık tekrar devreye girmek zorunda , yoksa bu iş tamamen yozlaşmaya varacak ,
az internet bol okumak, yazmak , daha ilerde no internet , bol okuma , bol yazma ,
—-bu işin tek engeli unutulma duygusu , sanki blogcu olmak ,bir grup içinde olmak , tanınmak, google’de” blogcu “diye aranınca ilk sayfalarda çıkmak işte bu bizim küçük beyinli olma zaaflarımız , on gün yazmadım internete girmedim , “google” hemen bizi unutmuş,” blogcu” dedin mi yoksun , işte bu durum ne manyak durumsa bu durum , biraz daha sürerse damarlara encekte olursa , işte o zaman yanmışız, ,ve ben alarmı veriyorum ,” google “umurumda değil , artık defter çağına geri dönüyorum , yoksa işe yaramaz bir” blogcu”luğun kucağında hoplaya hoplaya orta malı olacağız ama bir b.k olmayacağız , dalalım harbi sokaklara ve harbi defterlere , salla gitsin blogları….
—-sen zaten HaberTürk blog dan da yazılarını silmişsin …
—-evet sildim ve bu silmenin bu durumla alakası yok , o blog editör denetlemesi ile çalışıyor ve son günlerde hiç bir yazım denetimi geçmedi ,en son editöre durumu yazdım ,ardından yine saf yazılar yolladım , onlarda çıkamadı, ve ben de artık” beni sayımdan düşün ,tüm yazılarımı siliyorum” dedim , sildim… kısacası bu iş artık biraz pause olsun diyorum, daha sonra toplu yazılar şeklinde yazarım , güncele takılmak popüler kültürün tuzağı… nasılsa ünlü Türk şairi Kayahan’ ın dediği gibi”yolu sevgiden geçen herkes ile bir yerlerde rastlaşırız…!”
Blogcu Özkan,




